Özel Arama
|
{Ölüm_ve_Gençlik}
|
|
10-26-2007, 06:06 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
{Ölüm_ve_Gençlik}
[center][size=12pt]Çoğu insan, dünya hayatının son bulmasını, başlarına gelebilecek en büyük felâket olarak görür. Adı bile korkutur, düşünmek bile istenilmez ölüm. Ama şimdiye kadar dünyaya gelen herkesin yaşadığı ve bizim de yaşayacağımız kaçınılmaz bir gerçektir. Değişmeyen bir kanundur ki, "Gelen gider, giden gelmez" burada.
Genelde yaşlı insanların gençlere göre bu gerçeği daha çok kabullenmiş ve hatta sevmiş olduklarını görürüz. Bükülen belleri, ağaran saçları, az gören gözleri ve artan hastalıklarıyla dünyadan soğumuşlardır ve yakınlarının büyük bir kısmı bu dünyadan göç ettiğinden, onlarda da bir an önce bu dünyadan gitmek, kabirde istirahat etmek, yakınlarına kavuşmak arzusu uyanır. Gençlerde ise böyle bir arzu henüz yoktur. Bir gün öleceğini bilse de, rahat ve huzurlu, mutlu bir hayat yaşayarak yaşlanacağını ve sonra öleceğini hayal eder. Sanki ölüm sadece yaşlılar içindir. Aile ve toplum olarak da gençlere hiç yakıştırılmaz ölüm. Genç bir yakınını kaybedenlerin feryadına şahit olmuşsunuzdur: "Gençliğine doyamadan gitti! Daha göreceği günler vardı.. v.s" Meşhur bir kıssa vardır ki; yine böyle genç yaştaki evlâdını kaybeden bir anne feryat figan ellerini dizlerine vurarak ağlamaktadır: "Dağ gibi oğlum gitti! Gençliğinin baharında gitti!" Oradan geçen Hz. Musa (as) yaşlı kadına niçin ağladığını sorar. Kadın ağlamaya devam ederek anlatır oğlunu kaybettiğini. Hz. Musa "Kaç yaşındaydı oğlun?" diye sorar. Kadın oğlunun üç yüz küsur yaşında olduğunu söyler. (O zamanki insanların ortalama ömrü bin yıl). Hz. Musa, kadına biraz daha yaklaşır ve şunları söyler: "Öyle bir zaman gelecek ki, insanların ortalama ömrü altmış yıl olacak". Kadın ağlamayı bırakır, şaşkınlık içindedir. "Peki onlar da rızık peşinde koşup, barınmak için evler yapacaklar mı, yoksa ömürlerini ibadet ve hayırla mı geçirecekler?" diye sorar. Hz. Musa, "Onlar dünyaya öyle bir dalacaklar ki, ebedî kalacakmış gibi evler de yapacaklar, ibadetlerini de unutacaklar, Rablerini de unutacaklar" der. Yirmi yıl da yaşasak, yüz yıl da yaşasak neticede başımıza gelecek mühim bir hadise vardır. Çok ya da az yaşamak bu sonucu değiştirmiyor. Hepimiz her an ölebiliriz. Özellikle gençlerin bu konuda çok dikkatli ve hazırlıklı olması gerekir. Yaşlılar zaten bir derece hazırlıklı oluyorlar. Gençlerde dünya sevgisi, gaflet ve hevesler ağır bastığından ölüm unutuluyor ya da çok uzaklardaymış gibi algılanıyor. Nasıl ki burada yaşayacağımız ortalama altmış yıl için, yaklaşık yirmi beş yaşımıza kadar eğitimimiz için ve bir işe girebilmek için çalışıyoruz, çaba sarfediyoruz. Sonrasında ise emekli olana kadar çalışıyoruz. Emekli olduktan sonra ise, gençken elde ettiğimiz birikimleri ve imkânları kullanarak istirahata çekiliyoruz. Ama fıtratımızdaki ebediyet arzusu bir türlü tatmin olmuyor. Bediüzzaman Hazretlerinin dediği gibi, "Vermeyi istemese, istemeyi vermezdi." Ebedî hayatı istediğimize göre, bize bu isteği veren, istediğimizi de verecektir. Ama ebedî hayatın ebedî saadete dönüşmesi için de, buradaki hayatımızı Rabbimizin emri ve isteği doğrultusunda yaşamamız gerekmektedir. "Sizdeki gençlik katiyen gidecek. Eğer siz daire-i meşrûada kalmazsanız; o gençlik zayî olup başınıza hem dünyada, hem kabirde, hem ahirette kendi lezzetinden çok ziyade belâlar ve elemler getirecek. Eğer terbiye-i İslâmiye ile, o gençlik nimetine karşı bir şükür olarak, iffet ve namusluluk ve taatte sarf etseniz, o gençlik manen bâkî kalacak. Ve ebedî bir gençlik kazanmasına sebep olacak." [/size][/center] linkleri görmeye yetkiniz yok lütfen buraya tıklayarak üye olunuz |
|||
|
10-26-2007, 07:05 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
Ynt: {Ölüm_ve_Gençlik}
[size=16pt][center]Ebedî hayatın ebedî saadete dönüşmesi için de, buradaki hayatımızı Rabbimizin emri ve isteği doğrultusunda yaşamamız gerekmektedir...
Gençliğimize aldanıp gaflet uykularına dalıpta yıllarımızı harp etmeyiz inşallah.. Ölmeden önce uyanmak nasib olsun hepimize..[/center][/size] |
|||
|
10-29-2007, 03:27 PM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
Ynt: {Ölüm_ve_Gençlik}
[center] ALLAH C.C RAZI OLSUN ..EMEĞİNE YÜREĞİNE SAĞLIK OLA..RABBİM EMEKLERİMİZİ BOŞA ÇIKARMASIN İNŞAALLAH..[/center]
|
|||
|
10-30-2007, 10:15 AM
Mesaj: #4
|
|||
|
|||
|
Ynt: {Ölüm_ve_Gençlik}
Dünya ahiretin tarlasıdır.Bize verilen ömür çerçevesinde hem bu dünya için hem de ebedi mutluluk yuvası olan ahiret için çaba sarf edecegiz .Unutulmamalıdırki .Ölüm gence yaşlıya bakmıyor..Kimsenin on saniye sonrası için yaşamaya garantisi yoktur.
Mevla Razı olsun emeğine ve yüreğine sağlık. NİYET HAYR AKİBET HAYR... ![]()
|
|||
|
11-15-2007, 02:14 PM
Mesaj: #5
|
|||
|
|||
|
Ynt: {Ölüm_ve_Gençlik}
ALLAH RAZI OLSUN ELLERİNE VE EMEĞİNE SAĞLIK TŞKÜRLER...
|
|||
|
03-29-2008, 07:56 PM
Mesaj: #6
|
|||
|
|||
|
RE: {Ölüm_ve_Gençlik}
GENÇLİK NİMETİ Tüm insanlığı hayat veren sözleriyle uyaran Allah'ın Resulü ( a.s.m.), "verilen nimetlerin hakkıyla değerlendirilmesi" konusunda çok durmuştur. Nitekim konuyla ilgili bir hadislerinde şöyle buyurur: "İnsanoğluna şu beş şeyden hesap sorulmadıkça onun ayakları Kıyâmet Gününde Rabbinin huzurundan ayrılmayacaktır: Ömrünü nerede tükettiğinden, gençliğini nerede yıprattığından, malını nerede kazanıp nereye harcadığından ve öğrendiği ilimle nasıl amel ettiğinden." (Tirmizi, Sıfâtü-l Kıyâme: 1) Görüldüğü gibi burada her yaş ve her baştaki insanı yakından ilgilendiren beş nimetin hesabının sorulacağı belirtilmektedir. Ömrünü nerede tükettiğinin sorulması, bir bakıma "hayat nimeti"nin ve insana ihsan edilen "zaman"ın nerede harcandığıyla ilgilidir. İnsana, hayatı ve zamanı ihsan eden Allah olduğuna göre, bu nimet Onun rızası ve emirleri doğrultusunda kullanılmalıdır. Yüce Peygamberimiz (a.s.m.), İbn-i Abbas'dan rivâyet edilen bir hadiste, "İki nimet vardır ki, insanların çoğu bunda aldanmıştır: Sıhhat ve boş vakit" (Tirmizi, Zühd: 2405) buyurarak, mühim bir zaafımıza dikkat çekmiştir. Maalesef, birçoğumuz, özellikle sıhhat ve zaman bakımından bol imkânları bulunan gençler, bu hususta yanılmaktadırlar. "Gençliği nerede yıprattığı"nın sorulması ise, doğrudan gençleri ilgilendirmektedir. Bu sorgulama, "gençliğin güzel yaşamak, hoşça vakit geçirmek, gülüp eğlenmek" için verilmediğini göstermektedir. Madem ki gençlik, Allah'ın nimetleri bakımından birçok artıları olan bir devredir; onun şükrü de, bu nimeti Allah'ın izni dairesinde kullanmaktır. Gençlere ihsan edilen "güç, kuvvet, sıhhat, âfiyet" gibi nimetler, daha fazla sevap kazanmanın birer vasıtası olmazlarsa, dünyada da, âhirette de başımıza belâ olabilirler. "Malın nerede kazanılıp nerede harcandığının" sorulması da, tüm insanları uyaran bir alârm zili hükmündedir. Çünkü, bu cümleyle, herkesin helâl kazanıp helâl yollara harcaması istenmektedir. Parayı Allah'ın razı olduğu yollarla kazanmak ve Onun rızasına uygun yerlere sarf etmek, dünyevî harcamalarımızda israf etmemek gerekir. "Öğrenilen ilimle nasıl amel ettiği"nin sorulması, aslolanın öğrenmek değil, onu hayata geçirmek olduğunu göstermektedir. Kur'an'da Rabbimiz öğrendiği ilmi uygulamayan insanları, "kitap taşıyan eşeklere" benzetmektedir. Çünkü, her ikisinin de taşıdığı ilimden bir kazancı yoktur. Yine Peygamberimizin ( a.s.m.), "İnsanlar helâk oldular âlimler müstesna, âlimler de helâk oldular ilmiyle amel edenler müstesnâ, amel edenler de helâk oldular ihlâslı olanlar müstesnâ, ihlâslılar da büyük bir tehlikenin üzerindedirler" hadîsi, hepimizi titretmeli ve daha bir dikkatli olmaya sevk etmelidir. Yukarıdaki izahlarla birlikte bu hadiste önemli bir soruya da cevap var. Bu hadis, "Yaşlanınca ibâdet ederiz" diyen gençlerin büyük bir hata ettiğini gösteriyor. Böylece insanın sadece yaşlılık döneminden değil, gençliğinde yaptıklarından da sorumlu olduğu ihtar ediliyor. Nitekim Kur'an'da Zilzal Sûresinde, "Kim zerre kadar iyilik yaparsa onu görür, kim de zerre kadar kötülük yaparsa onu görür" buyrularak, insanın bütün ömründe yaptıklarından sorumlu olduğu ifâde edilmiştir. Yukarıdaki hadîsimizi tamamlayan şu hadîsteki uyarılara da kulak vermek gerekir: "Beş şey gelmeden evvel beş şeyi fırsat bil: 1. Ölüm gelmeden önce hayatının, 2. Hastalık gelmeden önce sağlığının, 3. Meşguliyet gelip çatmadan önce boş vaktinin, 4. İhtiyarlık gelmeden önce gençliğinin, 5. Fakirlik gelmeden önce zenginliğinin." (Hâkim: Müstedrek) Rabbim cümlemizi, "hayatını, sağlığını, vaktini, gençliğini ve zenginliğini" Allah'ın rızası yolunda sarf edenlerden eylesin. Cemil tokpınar Burada hiç kimse durucu değil Hepimiz dünyadan göçmeye geldik Kör olan bu işi görücü değil İyiyi kötüden seçmeye geldik... Nicelere düştüler dünya ağına Vuruldular bahçesine bağına Anlarlar varınca son durağına Bizler bu bahçeyi ekmeye geldik ... |
|||
|
|






![[Resim: imza1mf9.gif]](http://img214.imageshack.us/img214/8812/imza1mf9.gif)
![[Resim: 883d300c9b7b946fe0e3ed8ad0d582d4.jpg]](http://www.fotokritik.com/photos/lowres/1/0/7/107959/883d300c9b7b946fe0e3ed8ad0d582d4.jpg)