Özel Arama
|
"alemlerin RABBİ ALLAH" (m.islamoglu)
|
|
04-19-2008, 04:07 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
"alemlerin RABBİ ALLAH" (m.islamoglu)
......................"Allah" demek, "anlam" demektir. Modern hayat Allah'tan uzaklaştıkça anlamdan da uzaklaşmaktadır. Anlamsız bir hayat yük, anlamsız bir insan hiç, anlamsız bir dünya canlı cenazelerin meskun olduğu bir mezardır.
Vahyin inşa ettiği hayatın merkezinde Allah vardır. Merkezinde Allah'ın olduğu bir hayatın iki kanadı vardır: TEVHİD ve adalet... Tevhid kanadı insan-Hâlık ilişkisini, adalet kanadı insan-mahluk ilişkisini temsil eder. İnsan ancak bu iki kanat sağlam olursa, sonsuz saadet menziline doğru uçabilir. Bu iki kanatla uçarsa, gerçek özgürlüğe kavuşabilir. O özgürlük insanı nefsinin isteklerine boyun eğdiren değil, nefsinin köleliğinden kurtarıp Allah'a kul kılan sahici, kalıcı ve değer üretici özgürlüktür. Bu iki kanattan biri ya da ikisi kırıksa, o insan teki veya toplumu, yaralı bir kuş gibi çırpınmaktan, hayatı hem kendisine hem başkalarına zindan etmekten kurtulamaz........... ................Allah ismi "elif" ile başlar, "he" ile biter. Yani dilde başlar, ciğerde biter. Hû ve he'nin yalın hali olan h, ta ciğerden çıkan bir sestir. Aslında, sesten öte bir nefestir. Nefes, canlılığın alameti, yani ayetidir. H, sıradan bir nefes değildir. Nefes alan varlıklar içinde, insanı enfes ve eşref kılan bir nefestir. Nasıl ki nefes almamak maddî ölüm alametiyse, O'nsuz kalmak da manevî ölüm alametidir. Ceset nefessiz kaldırsa ölür; ruh O'nsuz kalırsa ölür. Her nefes sahibi, aldığı nefes adedince O'nu tesbih eder. O'nun varlığını ve BİRliği inkar edenleri, başta kendi aldıkları nefes yalanlar. "Ben.. ben.. ben.." diyerek kendi nefislerini ilahlaştıranları, "O.. O.. O.." diyen nefesleri tekzib eder. İşte bu nedenle "tükenmeyen nefesten", yani "çıkmayan candan ümit kesilmez". O'na sırt çeviren her nefis, bir gün gelir, aldığı nefesin farkına varabilir, O'na yüzünü dönebilir................................ ..........Nasıl ki maddi beden, ciğer aracılığıyla aldığı havayı kan aracılığıyla iletilen bir havaya dönüştürüyor, bu, göze fer, beyne enerji, ele ve ayağa güç, dile ve dudağa söz ve ses olarak yansıyorsa; manevi beden de, aldığı manevi havayı manevi kalp aracılığıyla tüm manevi organlara bir nur olarak dağıtır. Bu nur, gözde BASİRETe, gönülde MUHABBETe, akleden kalpte HİKMETe, şuurda FERASETe, hafızada ZİKRe, müdrikede İDRAKe dönüşür......................... ................Allah, mutlak hakikattir. Varlığı hakikat olan birşey, farzı muhal, yokluğu mantıkî olarak ispatlansa bile, yok olmaz. Tersi de geçerlidir. Olmayan birşey, varlığı mantıkî olarak ispatlansa bile var olmaz. Yok sayan varı yok edemez, sadece yok saymış, dolayısıyla "inkar" etmiş olur. Var sayan da yoku var edemez, sadece varsaymış, dolayısıyla saçmalamış olur................. .................... Mekke toplumu kahir ekseriyetle Allah inancına sahipti. Kendilerini, gökleri ve yeri Allah'ın yarattığına, yağmuru Allah'ın yağdırdığına, güneş ve ay üzerinde Allah'ın tasarruf ettiğine inanıyorlardı. (29/61-63 ; 31/25 ; 39/38) Onları müşrik yapan inkarları değil, Allah tasavvurlarındaki yamukluktu. Allah'a inanıyorlar, fakat inandıkları Allah'ın "uzak" olduğunu düşünüyorlardı. Bu düşünce, kendilerini O'na yaklaştıracak aracı arayışına itti. İşte bu arayış sonucunda melekler ve cinler gibi görünmeyen varlıkların, Allah katında kendileri lehine aracılık yapacağı düşüncesine saptılar. Onları Allah'ın kızları veya haremi olarak tasavvur ediyorlardı. Putlarını yaptıkları melekleri memnun ederlerse, onlar da Allah katnda kendilerini kayıracaktı. Kur'an'ın defaatle yerden yere vurduğu Cahiliyye insanının şefaat anlayışının oturduğu çerçeve buydu. (39/3 ; 10/18) Allah tasavvurundaki bu sapma, putçuluğu getirdi. Putlara, Allah'a yakın olduğuna inandıkları meleklerin yeryüzündeki simgesi olarak tapıyorlardı. Üç büyük puta(Lat, Menat, Uzza) bu yüzden dişil isimler koymuşlardı (53/19-22). Cahiliyye toplumu, putlara tapınış amaçlarını şöyle açıklıyordu: "Bizi Allah'a yaklaştırsınlar diye..." (39/3) ............................................. ANLADIM İşİ, SANAT ALLAH I ARAMAKMIş; MARİFET BU, GERİSİ YALNIZ çELİK-çOMAKMIş... N.FAZIL KISAKüREK |
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Allah Korkusunun alametleri | ahmust | 1 | 35 |
07-05-2008 05:55 AM Son Mesaj: şahadet072 |
|
| ALLAH KORKUSUNU ANLAMAK!!!(lütfen okuyun) | ahmust | 0 | 54 |
04-20-2008 09:57 AM Son Mesaj: ahmust |
|
| ALLAH (c.c.) razı olsun demenin büyüklüğü | ahmust | 0 | 74 |
04-20-2008 09:56 AM Son Mesaj: ahmust |
|
| ALLAH KORKUSU | ahmust | 0 | 53 |
04-20-2008 09:55 AM Son Mesaj: ahmust |
|
| Allah Korkusu İle Gözünden Yaş Akana | ahmust | 0 | 64 |
04-20-2008 09:49 AM Son Mesaj: ahmust |
|
| Allah(c.c.) Kimleri sevmez | ahmust | 0 | 63 |
04-20-2008 09:46 AM Son Mesaj: ahmust |
|
| Kabenin Sahibi koruyucusu Yüce ALLAH CC | ihvan_56 | 7 | 84 |
04-12-2008 11:35 AM Son Mesaj: ahmust |
|
| Yüce RABBİMİZ ALLAH (c.c)'ın Soracakları ve Sormayacakları ! | arzuhalim | 2 | 70 |
02-04-2008 04:56 PM Son Mesaj: arzuhalim |
|
| ALLAH kimleri sever... | Şehadet072 | 4 | 85 |
01-18-2008 12:42 PM Son Mesaj: ahmust |
|
| Allah Sevgisi | (**Mushab**) | 1 | 62 |
01-04-2008 11:00 PM Son Mesaj: Afraa |
|




