Şuanki Zaman: 12-05-2008, 12:52 AM Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)
Özel Arama

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
6.Mektup..Bu büyük ni’meti acaba kime verirler?
Konudaki Cevap Sayısı
5
Konuyu Açan Kişi
Suret-i_Mah
Görüntülenme Sayısı
63
Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
6.Mektup..Bu büyük ni’meti acaba kime verirler?
10-23-2007, 09:33 AM
Mesaj: #1
6.Mektup..Bu büyük ni’meti acaba kime verirler?
[center]ALTINCI MEKTÛB
Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Cezbe ve sülûke kavuşmağı ve cemâl ve celâl sıfatları ile terbiye olmağı ve Fenâ ve Bekâyı ve Nakşibendiyye bağının üstünlüğünü bildirmekdedir:
Hizmetçilerinizin en aşağısı olan Ahmed, yüksek kapınıza bildirir ki, tam mürşid olan Allahü teâlâ, sizin yüksek teveccühlerinizin yardımı ile, cezbe ve sülûk yollarının her ikisi ile de terbiye etmekdedir. Cemâl ve celâl sıfatları ile yetişdirmekdedir. Şimdi cemâl, celâl oldu ve celâl, cemâl oldu. (Risâle-i kudsiyye) kitâbının açıklamalarından bir kaçında, bu yazıyı açık anlaşıldığı gibi yazmayıp, hayâle gelen şeyleri yazmışlardır. Bu yazıyı açık anlaşıldığı gibi yazmak yerinde olur. Başka dürlü yazmak, anlaşılanı başka şekle çevirmek yersiz olur. Bu terbiye ile yetişmenin alâmeti, Zât-i ilâhînin sevgisinin hâsıl olmasıdır. Bundan önce bu sevgi hâsıl olamaz. Zât-i ilâhînin sevgisinin hâsıl olması (Fenâ)nın alâmetidir. (Fenâ), mâsivâyı unutmak demekdir. Allahü teâlâdan başka her şeye (Mâsivâ) denir. Bütün ilmler göğüsden silinmedikçe, tam bir câhillik hâsıl olmadıkça, Fenâ elde edilemez. Bu câhillik ve şaşkınlık, aralıksız olur; hiç yok olmaz. Bir zemân hâsıl olup başka zemân yok olması düşünülemez. Bekâdan önce tam bir câhillik vardır. Bekâdan sonra, bilgi ile bilgisizlik bir arada bulunur. Hiçbirşey bilmez iken, şü’ûru yerindedir. Tam bir şaşkınlık varken, huzûr içindedir. Bu makâm, (Hakk-ul yakîn) makâmıdır. Burada bilgi ve görmek birbirine perde olmaz. Bu câhillikden önce bulunan bilginin hiç kıymeti yokdur. Bu câhillik varken ilm de verilirse, kendinde olur. (Şühûd), ya’nî bâtın ile görmek varsa, yine kendindedir. Ma’rifet veyâ hayret ya’nî ma’rifetsiz olmak, şaşkınlık varsa yine kendindedir. Kendinden başka şeyleri gördükçe, kendinde de görmüş olsa dahî, ilerleyememiş demekdir. Dışarıyı görmesinin büstünü yok olması lâzımdır. Hâce Behâeddîn “kaddesallahü sirrehül’azîz” hazretleri buyuruyor ki, (Ehlüllah, ya’nî Evliyâ, Fenâ ve Bekâdan sonra, her gördüklerini kendilerinde görürler. Her bildiklerini kendilerinde bilirler. Onların hayretleri, bilgisiz olmaları kendilerindedir). Bundan da açıkça anlaşılıyor ki, şühûd ve ma’rifet ve hayret yalnız kendindedir. Bunların hiçbiri dışarıda yokdur. Bu üçünden biri dışarıda oldukça, kendinde de olsa dahî, Fenâya hiç kavuşamamış demekdir. Fenâ olmayınca, Bekâ nasıl olabilir? Fenâ ve Bekâ mertebesinin sonu budur. Bu Fenâ tamdır ve tam olan Fenâ her şeyin yok olmasıdır. Bekâ da, Fenâya göre olur. Bunun içindir ki, Ehlüllahdan bir çoğu, Fenâ ve Bekâ hâsıl oldukdan sonra, dışarıda da görürler. Fekat bizim büyüklerin yolu bütün yolların üstündedir. Fârisî beyt tercemesi:
Her aynası olanı, İskender sanma!
Her saçını keseni, kalender sanma!
Bu yolun büyüklerinden birini veyâ ikisini yüzlerce sene sonra bu makâma kavuşdurmakla şereflendirirler. Başka yolları artık düşünmelidir. Bu yol, Hâce Abdülhâlık-ı Goncdevânî “kuddise sirruh” hazretlerine bağlanmakdadır. Bu yolu temâmlayan, kuvvetlendiren ise, hâcelerin hâcesi olan Hâce Behâeddîn-i Nakşibend “kuddise sirruh” hazretleridir. Bunun halîfelerinden Hâce Alâ’üddîn-i Attâr “kuddise sirruh” hazretleri de bu ni’mete kavuşmakla şereflenmişdir. Fârisî mısra’ tercemesi:
Bu büyük ni’meti acaba kime verirler?
Şaşılacak şeydir ki, önce, her belâ ve sıkıntı gelince sevinirdim, derd ve belâ arardım. Elimden dünyâlık çıkınca da tatlı gelirdi. Hep böyle olmasını isterdim. Şimdi ise, sebebler âlemine getirdiler. Kendi zevallılığımı, aşağılığımı görmeye başladım. Az bir sıkıntı gelince, hemen üzülüyorum. Her ne kadar üzüntü çabuk bitiyor, hiç kalmıyor ise de, önce üzüntü gelmeden olmuyor. Bunun gibi önce, belâların ve sıkıntıların gitmesi için düâ ederken, bunların gitmesini, yok olmasını düşünmüyordum. (Bana yalvarınız!) emrine uymak istiyordum. Şimdi ise, belâların, sıkıntıların gitmesi için düâ ediyorum. Eskiden korkular, üzüntüler yok olmuşdu, şimdi yine geldiler.
Eski hâllerin hep sekr, şü’ûrsuzlukdan ileri geldiğini anladım. Sahv, ya’nî şü’ûrlu olunca, câhiller için olan şeyler hâsıl olmakdadır. Böylece zevallılık, yalvarmak, korkmak, üzülmek, sıkılmak, sevinmek oluyor. Başlangıçda düâ etmek, belâdan kurtulmak için değildi. Bunu düşünmek gönlüme iyi gelmiyordu. Fekat, hâl kaplamışdı. Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü vetteslîmât” düâlarının böyle olmadığını düşünüyordum. Onlar, bir şeye kavuşmak için düâ ediyorlardı. Şimdi, bu hâl ile şereflendirdiler. İşin iç yüzünü açıkladılar. Peygamberlerin “aleyhimüssalevâtü vettehıyyât” düâlarının zevallılıkla, düşkünlükle, korku ile olduğu, yalnız emre uymak için olmadığı anlaşıldı
[/center]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
10-25-2007, 09:37 AM
Mesaj: #2
Ynt: 6.Mektup..Bu büyük ni’meti acaba kime verirler?
Allah razı olsun emeğine ve yüreğine sağlık..




NİYET HAYR AKİBET HAYR..

[Resim: imza1mf9.gif][Resim: emegesaygifo6.gif]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-15-2007, 09:14 AM
Mesaj: #3
Ynt: 6.Mektup..Bu büyük ni’meti acaba kime verirler?
ALLAH (CC) RAZI OLSUN ELLERİNE VE EMEĞİNE SAĞLIK TŞKÜRLER...
[Resim: 883d300c9b7b946fe0e3ed8ad0d582d4.jpg]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  11.MEKTUP toprak2072 2 74 04-12-2008 11:36 AM
Son Mesaj: ahmust
Cool 12.MEKTUP Fena ve bekanın elde edilmesi.. toprak2072 0 76 02-14-2008 01:21 PM
Son Mesaj: toprak2072
  10. Mektup.. Suret-i_Mah 2 73 01-28-2008 12:03 PM
Son Mesaj: (**Mushab**)
  1.Mektup ihvan_enes 7 88 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  2.Mektup..Köle, haddini bilmelidir! Suret-i_Mah 5 50 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  4.Mektup..Bu duraklamanın hikmeti acaba nedir? Suret-i_Mah 5 79 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  3.Mektup..Bu kapı, hayret, şaşkınlık kapısıdır dediler. Suret-i_Mah 5 72 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  5.Mektup..Yüksek kapınızın hizmetçilerinin en aşağısı olan Ahmed, Suret-i_Mah 5 83 11-15-2007 09:13 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  7.Mektup..yidikleri lokmaların halâl olmasını gözetemiyorlar. Suret-i_Mah 7 67 11-15-2007 09:13 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  9.Mektup Suret-i_Mah 7 58 11-15-2007 09:13 AM
Son Mesaj: **Fatih**

Forum Atla:


 Quick Theme:


İletişim | irfanmeclisi | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafifleştirilmiş Sürüm | RSS Beslemesi
Forumlara hızlı giriş için tıklayın
|Allah C.C.|   | Kur'an-ı Kerim | | Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) |  | İslam Büyükleri Alimleri ve Eserleri | | Dini Bilgiler |
| İslamî Hayat ve Aile | | Resimler & Duvar kağıtları | | Ilahi & Ezgi Sozleri | Nükte,Hiciv,Fıkra ve Bulmacalar |
| Dini Filmler , vss. | | İlahiler & Ezgiler | | Cep Telefonları Ve Donanımları | | program download (program indir) |
| Gündemdeki Konular | | Dergi,Kitap ve Diğer Tanıtımlar.. | | İslam Tarihi | |  Peygamberler Tarihi | | Osmanlı Tarihi |

Google Pagerank CheckerTOPlist
Zirve100