Şuanki Zaman: 12-05-2008, 01:02 AM Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)
Özel Arama

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
7.Mektup..yidikleri lokmaların halâl olmasını gözetemiyorlar.
Konudaki Cevap Sayısı
7
Konuyu Açan Kişi
Suret-i_Mah
Görüntülenme Sayısı
68
Cevapla 
 
Derecelendir
  • 0 Oylar - 0 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
7.Mektup..yidikleri lokmaların halâl olmasını gözetemiyorlar.
10-23-2007, 09:35 AM
Mesaj: #1
7.Mektup..yidikleri lokmaların halâl olmasını gözetemiyorlar.
[center]YEDİNCİ MEKTÛB
Bu mektûb, yine yüksek mürşidine yazılmışdır. Kendisinin şaşılacak birkaç hâlini bildirmekde ve birkaç şey sormakdadır:
Hizmetçilerinizin en aşağısı olan Ahmed, yüksek kapınıza bildirir ki, Arşın üstündeki makâma, rûhumun yükselerek ulaşdığını anladım. Burası Hâce Behâeddîn-i Buhârî “kaddesallahü sirrehül akdes” hazretlerinin makâmı idi. Bir zemân sonra, maddeden yapılmış olan bu bedenimi de, o makâmda buldum. O zemân böyle anladım ki, bu madde âlemi ve gökler aşağıda kaldı. İsmleri ve nişânları yok oldu. O makâmda yalnız Evliyânın büyüklerinden birkaçı vardı. O zemân bütün âlemi o mahâlde ve o makâmda kendime ortak buldum. Onlardan temâmen ayrı olduğum hâlde kendimi onlarla birlikde görünce şaşırdım kaldım. Zemân zemân öyle hâller hâsıl oluyor ki, ne kendim kalıyorum ve ne âlem kalıyor. Gözüme hiçbirşey görünmüyor. Hâtırıma birşey gelmiyor. Şimdi de bu hâldeyim. Âlemin varlığını ve yaratılmış olduğunu ne biliyorum ne görüyorum. Bundan sonra yine o makâmda yüksek bir köşk görüldü. Bir merdiven konuldu. Oraya çıkdım. Bu makâm da, âlem gibi yavaş yavaş aşağı indi. Her ân yükseldim. Orada abdestin şükr nemâzını kılmak hâtırıma geldi. Kıldım. Çok yüksek bir makâm görüldü. Nakşibendiyyenin dört büyük Hâcesini orada gördüm. [Bu dört zâtın “kaddesallahü esrârehüm” Hâce Abdülhâlık-ı Goncdevânî ve Hâce Muhammed Behâeddîn-i Nakşibend ve Hâce Alâ’üddîn-i Attâr ve Hâce Ubeydullah-ı Ahrâr oldukları zan olunur.] Seyyid-üt-tâ’ife Cüneyd ve bunun gibi birkaç velî de orada idi. Birkaç velî bu makâmdan dahâ yukarıda idi. Fekat bunun direklerini tutmuş oturuyorlardı. Birkaç velî de bu makâmdan dahâ aşağıda idi. Derecelerine göre yer almışlardı. Kendimi bu makâmdan çok uzakda gördüm. Hattâ bu makâmla hiçbir ilgim yok idi. Bunun için çok üzüldüm. Aklımı kaçıracak gibi oldum. Aşırı üzüntüden ve sıkıntıdan canım çıkacak idi. Çok zemân bu hâl üzere kaldım. Sonunda, yüksek teveccühleriniz ve yardımlarınız ile kendimi o makâma ilişik gördüm. Önce başımı onun yüksekliğinde buldum. Kendim de yükselerek o makâmın üstünde oturdum. İyice inceliyerek, o makâmın tam bir tekmîl makâmı, ya’nî sâlikleri kemâle erdirenlerin makâmı olduğu anlaşıldı. Sülûk, ya’nî tesavvuf yolculuğunda en son bu makâma varılır. Tam sülûk yapmamış olan meczûb bu makâma kavuşamaz. O makâmda şöyle düşündüm ki, çok zemân önce yüksek kapınızda bildirdiğim rü’yâ ile bu makâma yetişmiş oldum. O rü’yâda emîr-il-mü’minîn hazret-i Alî “kerremellahü teâlâ vecheh” (Göklerin ilmini sana bildirmek için geldim) buyurmuşdu. İyi dikkat ederek bu makâmın, Hulefâ-i Râşidîn “radıyallahü teâlâ anhüm ecma’în” arasında yalnız Emîr hazretlerine ayrılmış olduğunu anladım. Herşeyin doğrusunu Allahü teâlâ bilir.
Kötü huyların her ân kendimden ayrılarak uzaklaşdıkları görülüyor. Birçoklarının iplik gibi çıkdıkları, başkalarının solucan gibi ayrıldıkları belli oluyor. Bir vakt geliyor ki, tam ayrıldıkları anlaşılıyor. Başka bir zemân, başka birşey yine görülüyor.
Ba’zı hastalıkların ve sıkıntıların gitmesi için teveccüh ederken, Allahü teâlânın bu teveccühden râzı olup olmadığını bilmek lâzım mıdır, yoksa lâzım değil midir? (Reşahât) kitâbında hâce Nakşibend “kaddesallahü sirrehül akdes” hazretlerini anlatırken bildirdiklerinden, lâzım olmadıkları anlaşılıyor. Siz, bunun için nasıl emr buyuruyorsunuz? Böyle teveccühde bulunmak bu fakîre tatlı gelmiyor.
Tâliblerde huzûr hâsıl oldukdan sonra, zikr etmelerine son vererek bu huzûr üzerinde durmaları lâzım mıdır, değil midir? Huzûrun hangi mertebesinde zikr yapılmaz? Burada öyle sâlikler var ki, başlangıçdan sonuna kadar zikr yapıyorlar. Zikri hiç bırakmıyorlar. Nihâyete kadar yaklaşıyorlar. İşin doğrusu nasıldır? Ne yapmamız emr buyurulur?
Yüksek kapınıza dördüncü olarak sunulur ki, Hâce hazretleri [ya’nî, Ubeydüllah-i Ahrâr] (Fıkarât) kitâbında buyuruyor ki, (Sonunda zikr yapmak emr olunur. Çünki, birçok dilekler vardır ki, zikrsiz ele geçmez). Bu dileklerin ne olduğunu beyân buyurunuz.
Beşinci olarak yüksek kapınıza sunulur ki, çok kimse geliyor tarîkat öğretilmesini istiyorlar. Fekat, yidikleri lokmaların halâl olmasını gözetemiyorlar. Bu gevşek davranışları ile birlikde huzûra ve biraz şü’ûrsuzluğa kavuşdukları görülüyor. Lokmalara dikkat etmeleri için sıkışdırılacak olursa, istekleri gevşek olduğundan, büsbütün bırakıp gidecekler. Bunlara ne yapmamız emr buyurulur? Birçokları da, yalnız bu şerefli zincire halka olmak istiyor, zikr öğretilmesini istemiyorlar. Bu kadarcık bağlanmaları câiz midir, değil midir? Eğer câiz ise, nasıl yapacağımızı emr buyurunuz? Sözü dahâ uzatmak saygısızlık ve tam edebsizlik olur
[/center]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
10-25-2007, 09:37 AM
Mesaj: #2
Ynt: 7.Mektup..yidikleri lokmaların halâl olmasını gözetemiyorlar.
Allah razı olsun emeğine ve yüreğine sağlık..




NİYET HAYR AKİBET HAYR..

[Resim: imza1mf9.gif][Resim: emegesaygifo6.gif]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
10-29-2007, 12:42 PM
Mesaj: #3
Ynt: 7.Mektup..yidikleri lokmaların halâl olmasını gözetemiyorlar.
Zamanın birinde bi ahali vardı...Başlarına zalim bir sultan gelse hemen beddua ederlerdi Mevla o sultanı indirirdi tahtından...

Gel zaman git zaman derken,bir uyanık dediki ben sultan olacam ve bu halk istedigi kadar beddua etsin tutmıycak dedi vee sultan oldu ..

Bir gün ordakilerin ileri gelenlerini davet etti ve onlarla bi toplantı yapmaya karar verdi..

Toplantı bitince herkes kabilesini alsın gesin dedi..Herkes gidip kabilesini aldı geldi sultan onlara ziyafet hazırlamıştı..

Herkes yedi içti ve sultan onlara dediki artık istediginiz kadar beddua edin benden kurtuluşunuz yok..Ordakiler sen öyle zannet dediler bi beddua da gidersin dediler...Sultan hayır artık onlar geride kaldı size ben burda haram yedirdim hiç birinizde yemegin nerden geldigini sormadı ve yediniz artık bogazınızdan haram geçti ve işiniz bitti dedi...

Halk ne kadar dua ettiyse hepsi boşa çıktı Sultan onlara zulum etmeye başladı..

Evet dostlar harma lokma yemek her hayrın önüne engeldir...

Efendimiz sav dua eden birini görünce buyurduki yediği haram,içtiği haram ,giydiği haram birde dua ediyor nasıl kabul olunsun...

Aman dikkat edelim..

Eline saglık Rab bim razı olsun
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
11-15-2007, 09:13 AM
Mesaj: #4
Ynt: 7.Mektup..yidikleri lokmaların halâl olmasını gözetemiyorlar.
ALLAH (CC) RAZI OLSUN ELLERİNE VE EMEĞİNE SAĞLIK TŞKÜRLER...
[Resim: 883d300c9b7b946fe0e3ed8ad0d582d4.jpg]
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  11.MEKTUP toprak2072 2 74 04-12-2008 11:36 AM
Son Mesaj: ahmust
Cool 12.MEKTUP Fena ve bekanın elde edilmesi.. toprak2072 0 76 02-14-2008 01:21 PM
Son Mesaj: toprak2072
  10. Mektup.. Suret-i_Mah 2 73 01-28-2008 12:03 PM
Son Mesaj: (**Mushab**)
  1.Mektup ihvan_enes 7 88 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  2.Mektup..Köle, haddini bilmelidir! Suret-i_Mah 5 50 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  4.Mektup..Bu duraklamanın hikmeti acaba nedir? Suret-i_Mah 5 80 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  6.Mektup..Bu büyük ni’meti acaba kime verirler? Suret-i_Mah 5 63 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  3.Mektup..Bu kapı, hayret, şaşkınlık kapısıdır dediler. Suret-i_Mah 5 72 11-15-2007 09:14 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  5.Mektup..Yüksek kapınızın hizmetçilerinin en aşağısı olan Ahmed, Suret-i_Mah 5 83 11-15-2007 09:13 AM
Son Mesaj: **Fatih**
  9.Mektup Suret-i_Mah 7 58 11-15-2007 09:13 AM
Son Mesaj: **Fatih**

Forum Atla:


 Quick Theme:


İletişim | irfanmeclisi | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafifleştirilmiş Sürüm | RSS Beslemesi
Forumlara hızlı giriş için tıklayın
|Allah C.C.|   | Kur'an-ı Kerim | | Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) |  | İslam Büyükleri Alimleri ve Eserleri | | Dini Bilgiler |
| İslamî Hayat ve Aile | | Resimler & Duvar kağıtları | | Ilahi & Ezgi Sozleri | Nükte,Hiciv,Fıkra ve Bulmacalar |
| Dini Filmler , vss. | | İlahiler & Ezgiler | | Cep Telefonları Ve Donanımları | | program download (program indir) |
| Gündemdeki Konular | | Dergi,Kitap ve Diğer Tanıtımlar.. | | İslam Tarihi | |  Peygamberler Tarihi | | Osmanlı Tarihi |

Google Pagerank CheckerTOPlist
Zirve100