Özel Arama
|
Ali haydar Efendi k.s
|
|
10-28-2007, 04:35 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Ali haydar Efendi k.s
[center][size=12pt]Batum’un Ahıska kazasında 1870 senesinde dünyaya geldi. Babası Şerif
Efendi’dir. İki yaşında annesini, dört yaşında da babasını kaybeden Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh ilk ilim tahsilini memleketinde yapmıştır. Daha sonra Erzurum’da medrese tahsiline devam etmiştir. Erzurum’dan sonra İstanbul’a gelen Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh, Fatih Camii Şerifi’nde derslere devam ederek, Beyazıd dersiâmlarından Çarşambalı Hoca Ahmed Hamdi Efendi’den 1901 yılında icazet almıştır. Ahmed Hamdi Hoca’nın derslerine devam ederken, devrin kadısını yetiştiren şimdiki Hukuk Fakültesi’nin ilk şekli olan, Medresetü’lKuzzât’a giderek oradan da şahadetname almıştır. Fatih Camii’nde talebe okutmaya başlamıştır. Fetvahanede fetva vermiş, gösterdiði büyük iktidarla, 1914 yılında Sahn Medresesi Fıkıh Müderrisliði’ne tayin edilmiştir. 1915 yılında Şeyhü’lİslamlık’ta yeni kurulan “Telifi Mesâil Heyeti Reisliði”ne tayin edilmiştir. 1916 yılında Huzur Dersleri baş muhatablıðına tayin edilmiş ve bu dersler saltanatın kaldırıldıðı 1923 yılına kadar devam etmiştir. İLMİ Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh derin bir bilgiye sahipti. Dînî ilimleri bihakkın kavrayan bir zekaya sahipti. Dört mezhebe vukfiyeti herbirinde fetva verecek derecede idi. Hitabeti de çok kuvvetliydi. Hitab ettiði cemaati hemen te’siri altına alırdı. Uðrunda hayatı boyunca mücadele ettiði en büyük gayesi, Allah’ın indirdiði ile hükmetmekti. Maruz kaldıðı çile ve meşakkatlara göðüs germiştir. Emri bi’lma’rufa büyük önem verirdi. “Dini Mübini İslâm’ın devam ve bakası, emri bi’lmaruf ve nehyi ani’lmünkerin devamına; dîni mübini İslâm’ın inkırazı (yıkılması) ise emri bi’lmaruf ve nehyi ani’lmünkerin terkine baðlıdır.” derdi. TARİKAT Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh, tarikat ehli bir zattı. Zamanın Kutbu’lAktab’ıydı. Nakşibendi tarikatının Halidî koluna mensubdu. Silsilede sırası otuzbeşinciydi. Şeyhi ise, Bandırma’da medfun bulunan Mevlana Ali Rıza el-Bezzaz Kuddise Sırruh idi. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh Nakşibendi tarikatının şeyhlerinden olan ve silsilede 32. sırada bulunan, Mevlana Muhammed Mustafa İsmet Garibullah Kuddise Sırruh Efendinin Fatih Çarşamba’da Cebecibaşı mahallesindeki konaðını tekke edinerek, Şeyh İsmet Efendi Dergahı adı verilen bu tekkede, irşad makamına oturmasına raðmen 5 yıl bu hakkı gasbedilmiş, nihayet 1919 yılında, Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’un postnişinliði bizzat padişah tarafından tasdik edilmiştir. O, gözlerin nuru, kalblerin sürûru idi. Marifet deryası ve sırlar hazinesi idi. Pek az kimselere nasib olan makamların sahibiydi. Aşkla, muhabbetle yanan kalblerin tabibi idi. Ömrü dinin ihyasına çalışmakla geçti. Kur’anı Kerim’i çok okurdu. Bir edebin bile terkine rızası yoktu. VEFATI Dergahının bulunduðu mahalde bulunan evinde, 1 Aðustos 1960 yılında vefat etti. Vefatında, ayetler okuyarak, etrafındakilere nasihatlar ederek, tebessümler saçarak, dârı bakaya göç etti. Arkasında binlerce gözü yaşlı mürid bıraktı. HAYATINDAN KESİTLER li Haydar Efendi Kuddise Sırruh’un müridlerinden, Bandırma eşrafından Hacı Emrullah Efendi’yi dinliyelim: Emrullah Efendi diyor ki: “Ramazan yaklaşıyordu. Mahallede mukabele okuyacak bir kimse bulmamız mümkün deðildi. Bu düşünce içerisinde camiye gitmiştim. Bir de ne göreyim! Camide genç bir delikanlı Kur’an okuyor. Hem de çok güzel okuyordu. İçimden ‘Ramazan’da Kur’an’ı bu gençten dinleriz.’ diye geçirdim. Namazı beraber kıldıktan sonra kendisiyle tanıştım. Bize Ramazan’da mukabele okuması için teklifte bulundum. Bandırma’ya askerlik vazifemi yerine getirmek için geldim, dedi. Son derece üzülmüştüm. Sizi evimde misafir etmek isterim. deyince de çok saygılı bir şekilde reddeti ve otelde yer ayırttıðını söyledi. Bunun üzerine para yardımında bulunmak için para teklif ettim. Hayır istemem. İleride lazım olursa sizden isterim, dedi. Kendisine dükkanınımın yerini tarif ettim. Müsaid zaman olduðunda veya herhangi bir sıkıntısı olduðunda, dükkanıma gelmesini tembih ettim. Ve ayrıldık. Aradan uzun zaman geçtiði halde bizim askerden hiçbir haber alamadım. Bir cuma günü cuma namazını kılmak için camiye erken gitmiştim. Bir de ne göreyim! Aradıðım asker kürsüde vaaz ediyor. Son derece mutlu olmuştum. Hele vaazın manevi havası bütün camiyi kaplamıştı. Birden aklıma ilçemizin müftüsü geldi. Müftü tanımadıðı, bilmediði kişilere vaaz ettirmezdi. Bu askerin vaazına da bir terslik çıkarmasından korkmuştum. Bu düşünceler içerisindeyken kürsünün dibinde gözlerim müftüyü buldu. Büyük bir dikkatle vaazı dinliyordu. Bu manzara karşısında rahatladım. Namazdan sonra askerin yanına vardım, niçin gelmediðini, kendisini merak ettiðimi söyledim. Birliðimden izim alamadım, dedi ve yine ayrıldık. Bu arada ben hacc hazırlıklarına başladım. Allâhü Teâlâ nasib etti de o mübarek beldelere gittim. Ben haccda bulunurken arkamdan şöyle bir hadise cereyan etmiş. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’un, Bandırma’daki medfun şeyhi Ali Rıza el-Bezzaz Kuddise Sırruh Hazretleri, manevi yolla İstanbul’daki dergahta bulunan, Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’a: “Bandırma’ya hemen gel ve buradaki emaneti al, diyor. Efendi Hazretleri Kuddise Sırruh’u ona takdim ediyor. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh etrafındakilere: Hazırlık yapın, Bandırma’ ya gidiyoruz, der. Etrafındakiler: Aman Efendi Hazretleri, bu hasta halinizle nasıl yola çıkarız, demelerine raðmen, emir kesindir ve yola çıkılır. Yolculuk biter ve Bandırma’daki Tekke Camii’ne varılır. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh yanında bulunan müridlerine: Burada bir asker var. Onu bulun ve bana getirin, der. Fakat işin ters tarafı, askerin, adı, soyadı, adresi, hülasa hakkında hiç bir bilgi yok. Sadece bir asker aranıyor. Benim de haccda bulunmam işleri daha da zorlaştırmıştı. Birgün Tekke Camii’nin önünde medfun Ali Rıza el-Bezzaz Kuddise Sırruhu Hazretlerinin kabri başında bir asker Kur’ an okuyordu. Asker aramak için dolaşan müridlerden biri, bir askerin, üstadın kabri başında Kur’an okuduðunu görüyor. Hemen içeriye koşuyor ve Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’a: Efendim, üstadımızın kabri başında Kur’an okuyan bir asker var, diyor. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh: Onu hemen çaðırın, diyor. Mürid askerin yanına gelir: Kardeşim, içeride meşayıhtan biri var. Sizi görmek istiyor. İçeri kadar gelir misiniz, der. Asker hemen kalkıyor ve camiye giriyor. Kapıdan içeri girerken Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh ayaða kalkıyor ve etrafındakilere: İşte emanetleri teslim edeceðim kimse geldi, diyor. Böylece ilk görüşme oluyor. İstihare neticesinde ders veriliyor ve intisab başlıyor. Asker olan Mahmûd Efendi Kuddise Sırruh Hazretleri, Bandırma’da aranırken, Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’un etrafındakiler zaman zaman ona: Tanımadıðınız bir askere niçin bu kadar kıymet veriyor sunuz, derlerdi. O: Onun amel defterine henüz bir seyyie yazılmamıştır, cevabını verirdi. Efendi Hazretlerinin, acemi eðitimi bitiyor. Geri kalan askerliðini tamamlamak için İstanbul’a geliyor. Bu onun için büyük bir nimet oluyor. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’un sohbetlerine devam ediyor. Efendi Hazretleri, terhisten sonra memleketine gidiyor. Bir müddet İstanbul’a gelemiyor. Efendi Baba’ya Trabzon’ dan yazdıðı mektuplara Efendi Baba da cevap veriyor. Bir mektubuna verdiði cevabın sonu şu satırlarla bitmektedir. “...Evladım, Yusuf’um, biliyorsunuz ki, ellerim ra’şesi günden güne artmaktadır. Cevabı kendi yazınızla arzu ediyorum. Yazınız beni gayrete getirdi. Bunu iki günde devre devre yazabildim. Okuyabilirsen oku da göreyim. Hele çabuk gel de lisanen anlaşalım. “ Kısa bir müddet sonra Efendi Hazretleri İstanbul’a geliyor. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh ona: Sen İsmail Aða Camii’ne imam olacaksın, diyor. O gün bu gündür, Efendi Hazretleri müridânı tarikı Hakk’a süluk ettirme vazifesini aynı mekanda sürdürmektedir. Allah Celle Celaluh ömrüne bereket ihsan ederek, başımızdan eksik eylemesin. Amin! skilip’li Atıf Hoca ile Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh şapka kanunu vesilesiyle aynı koðuşta mahkumdur. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh bir gece rüyasında şeyhini görür. Şeyhi 33 defa Fetih Suresi’ni okumasını ve bu vesile ile Cenâbı Hakk’ın kendisini kurtaracaðını söyler. Efendi Hazretleri, Fetih Suresi’ni okumaya başlar. Bir taraftan da her okuduðu sureye mukabil, ranzaya bir çizik atar. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’u birşey okuyup sayarken gören, İskilip’li Atıf Hoca, Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’a hitaben: Efendi, ne yapıyorsun? der. Efendi Hazretleri meseleyi izah eder ve ona da okumasını söyler. Bunun üzerine İskilip’li Atıf Hoca: Ben de bu gece, Hazreti Fahri Kainat Efendimiz Sallallâhü Aleyhi ve Sellem’i gördüm: “Atıf! Ben seni çaðırıyorum. Sense savunmanı hazırlıyorsun,” buyurdu, der. Nihayet Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh Fetih Suresi’ni okuyarak hapisten kurtulur. Atıf Hoca da şahadet şerbetini içerek Hakk’a yürür. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh der ki: “Benim evladım, sülbümden deðil; yolumdan gelendir.” “Siz ne zannediyorsunuz? Bu dinden bir nokta bile sökemeyeceklerdir. Dört mezhebin bütün kitaplarını ortadan kaldırsalar, onları en ince noktasına kadar aynen yazmaya malikim. Ali Haydar Efendi Kuddise Sırruh’un kabri Edirnekapı Mezarlıðı’ndadır. Mezar taşına şu kayıt düşülmüştür. Ulemâi Kiram’dan Fatih Mûcîz Dersi Âm’î, Meşihati İslâmiyye Hey’eti Te’lifiyye Reisi, Kutbu’lEvliyâ esSeyyid, eşŞeyh Mustafa İsmet Garibullah Dergahı Post Nişini, el-Arifi Billah, el-Vâsılu ilallah, Zü’lcenahayn, Kutbu’lİrşad ve Gavsu’lEvtad, esSeyyid, eşŞeyh, el-Hâc, Aliyyü’lHaydare’lAhiskavî (Kuddise Sırruh) ruhi içün el-Fâtiha... .... Her kim alır silsilemiz yadına Erdire Allah anı muradına Her okuyan silsilemiz aşk ile Feyzi vafir bulur izni Hakk ile Silsilemiz müselsel eyle Yâ Rabbe’lEn’***** Yürüsün böyle müselsel Ta ola yevmü’lkıyam Amin... Amin... Amin... [/size] [/center] |
|||
|
10-28-2007, 06:54 PM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
Ynt: Ali haydar Efendi k.s
Allah razı olsun emeğine ve yüreğine sağlık..Rabbim bizleride o mübarek zatlar gibi dinine bağlı müminlerden eylesin..
NİYET HAYR AKİBET HAYR.. ![]()
|
|||
|
11-15-2007, 09:13 AM
Mesaj: #3
|
|||
|
|||
|
Ynt: Ali haydar Efendi k.s
ALLAH (CC) RAZI OLSUN ELLERİNE VE EMEĞİNE SAĞLIK TŞKÜRLER...
|
|||
|
|





![[Resim: imza1mf9.gif]](http://img214.imageshack.us/img214/8812/imza1mf9.gif)
![[Resim: 883d300c9b7b946fe0e3ed8ad0d582d4.jpg]](http://www.fotokritik.com/photos/lowres/1/0/7/107959/883d300c9b7b946fe0e3ed8ad0d582d4.jpg)