Özel Arama
|
Miftahul Kulub{09-01-2008}
|
|
01-14-2008, 03:27 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Miftahul Kulub{09-01-2008}
[mar]سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم[/mar]
MURAKABE 6. Nevi: Her bir makamın inişlerinde olan murakabe halleri ile ayık hallerini; yükselişte ise, murakabe hali üe ayıklık hallerini aşağıdan yukarı açıklar. Şimdi.. Levvame ehli makamı sahipleri, tenezzül halinde murakabeye oturdukları zaman, kendilerine terakki ihsan olunur. Bu durumda, mulhime sıfatının hali zuhur eder; ya isimlerin, ya fiillerin tecellisi ihsan olunur. Mülhime makamında bulunanlar, yükseliş hallerinde murakabeye oturdukları zaman, Cenab-ı Hakkın ihsanı ile mutmainne sıfatı hali zuhur eder. Böylelikle de hayvani ruha tam tevekkül ihsan olunur. Bu ihsanın altında bulunan, nur tecellisi, nur müşahedesi zuhur eder. Ancak, bu tecelli, kendisine meleke olmadığı için; murakabeden çıktıktan sonra bu hal kayıp gider; kendisinin terakki hali olan mülhime hali zuhur eder. Bu oluşa : — Ayıklık hali (sahve).. İsmi verilmiştir. Buna göre; levvamedekilerin iniş hallerindeki murakabe halleri, yükseliş hallerindeki ayıklık hallerinin aynıdır. Mülhime ehli dahi, iniş hallerinde murakabeye oturduğu zaman, Cenab-ı Hakkın ihsanı ile kendisine mutmainne hali ihsan olunur; nur tecellisi, nur müşahedesi zuhur eder. Ayık hale geldiği zaman, yine mülhime hali ile kalır. Bu makamdakiler, yükseliş hallerinde murakabeye oturdukları zaman; Cenab-ı Hak, hayvani ruha bir tecelli eyler, razıye halini ihsan eder. Bundan sonra, bütün işlere, iradesiz razı olur. Bu murakabe halinde ise, nur tecellisi, sıfatların müşahedesi zuhur eder. Ayık hale geldıği zaman da, bu tecelli kendi hali olmadığı için kayıp gider. Bu manaya göre; mülhime sıfatını taşıyan zatların iniş hallerindeki murakabe halleri, yükseliş hallerindeki ayık hallerinin aynıdır. Mutmainne ehli dahi, tenezzül hallerinde murakabeye oturduğu zaman, mülhimeniıı yükselişi gibi yükselir, kendisine razıye hali ihsan olunur. Nur tecellisi, sıfatların müşahedesi zuhur eder. Terakki hallerinde murakabeye oturduğu zaman, yine Cenab-ı' Hak, hayvani ruha bir tecelli kılıp o tecellide kendisini âciz çaresiz Allah'ın güvencesi altında bir şeye yaramaz görür. Ettiği ibadetleri silinmiş, kendisi de isyan deryasına dalmış gibidır. Elinde, eman dilemekten başka bir şeyi de kalmamıştır. Bu hal ile, rıza kapısında :— Güvencemiz sensin, aman ya Rabbi.. Diye yakarır durur. Bu yakarışı sırasında, kendisine ilâhî ihsan gelir; sıfatların tecellisi, zat müşahedesi zuhur eder. Rıza kapısından içeri girdiği zaman da, içeride nice nice ilâhî ihsanlara sahib olur. Ama, ayık hale geldiği zaman, bu tecelli kendi hali olmadığı için kayıp gider. Ancak, ayık hali; nur tecellisi, sıfatların müşahedesi olur. Buna göre; mut-mainne ehlinin dahi, iniş hallerinde bulunan murakabe halleri, yükseliş hallerindeki ayık hallerinin aynıdır. Razıye ehli dahi, iniş hallerinde murakabeye oturdukta, mutmainne-de olan zatların yükseliş hallerindeki murakabelerinde ihsan olunan durum gibi, marzıye hali ihsan olunur; sıfatların tecellisi, zat müşahedesi zuhur eder. Ayık hale geldikleri zaman da, razıye hali ile kalırlar. Yani : Nur tecellisi, sıfatların müşahedesi ile kalırlar. Yükseliş hallerinde murakabeye otursalar; Cenab-ı Hak, Yüce Zatından hayvanî ruha bir tecelli kılar. O tecellide de, hayvanî ruh, sultanî ruha çevrilir. Bundan sonra, kesin olarak, hayvaniyet eseri kalmaz, sultanî ruhun rengine boyanır. Kendisi de tamamen silinir; zerre kadar eseri kalmaz. O zaman da, safi ye sıfatının ehli zatların hali zuhur eder; Cenab-ı Hak, Yüce Zatı ile şekilsiz benzersiz ihsan buyurup zat tecellisi, zat müşahedesi zuhur eder. Rıza ile, geçmişte işlediği günahlarının affı müjdesi verilir; nice nice ilâhî iltifatlar ihsan olunur. Ayık hale geldiği zaman da, yine o hal kaybolur. Yani : Safiye hali kayar, marzıye hali zuhur eder. Razıye ehlinin tenezzül hallerindeki murakabe halleri, terakki hallerinde bulunulan ayık hallerinin aynıdır. Bunun daha açık manası şu demeğe gelir : — İniş hallerinde ihsan olunan tecelliler, yükseliş hallerinde ayık iken de zuhur eder.. Marzıye ehli, iniş hallerinde murakabeye otursalar; razıyede olan zatların yükseliş hallerindeki murakabelerinde ihsan olunduğu gibi, safiye sıfatı ehli için anlatılan ihsan olur; zat tecellisi, zat müşahedesi zuhur eder. Bundan başka, her gün rıza kapısından girerler; özel bir yerde tecelli ihsan olunur. O zaman da, nasıl olacağı anlatılamayan bir şekilde geçmiş ve gelecek günahları affolunur; masumiyet kisvesi giydirilir ve sonsuz rıza ile müjdelenirler. Böylece, sonsuz ihsanların gerçekleştiği yer olurlar. Ayık hale geldikleri zaman da, yine marzıye hali ile kalırlar. Terakki hallerinde murakabeye oturacak olsalar, Cenab-ı Hak, Yüce Zatı ile şekli anlatılamayan bir tecelli kılar. Bu tecellide de, hayvanî ruh, bütünüyle sultanî ruha döner; kimliğinden eser kalmaz. Her huyu, sultanî ruhun huyuna çevrildiği gibi, kendisi dahi, sultanî ruha döner; aralarında zerre kadar fark kalmaz. O zaman da, hayret yok olması zuhur eder. Hemen peşinden de; zat tecellisi, zat müşahedesi zuhur eder. Nice nice ilâhî iltifata, sonsuz ilâhî sırlara vâkıf olurlar; yine safiye hali zuhur eder. Marzıyede bulunan zatların iniş hallerindeki murakabelerinde kendilerine ihsan olunan halleri; yükseliş hailerinde olan murakabeden sonraki ayık hallerinin aynı olur. Böylece, inişin mürakabesindeki ihsan olunan tecelliler, terakkinin ayıklığında dahi zuhur eder. Son anlatılan iki nevi tecellinin ikisi de bir anlaşılmasın. Şöyleki : BİRİNCİSİ : Safiye halidir ki, marzıye ehlinin murakabelerinde ihsan olunur, inişlerinde, safiye ehlinin ayık hâlidir . İKİNCİSİ : Marzıye ehlinin terakki halindeki murakabelerinde ihsan olunan tecellidir ki; safiye ehlinin yükseliş hallerindeki ayık halleridir. Anlatılan tecellilerin ikisi de her nekadar zat tecellisi ise de, aralarında çok fark vardır. İltifat yönü ile, sırlara vâkıf olma yönü ile, hal ciheti ile fark çoktur. Bu durum, ehline malumdur. Safiye makamı sahipleri dahi, iniş hallerinde murakabeye oturdukları zaman; marzıye makamında bulunan zatların yükseliş hallerindeki murakabelerinde ihsan olunan hayret yok olması zuhur eder. Bunun altında da, anlatıldığı gibi, ilâhî tecelli zuhur eder. Ama, ilahî feyizlere bir karar olmaz. Her nekadar marzıye makamı sahiplerinin terakki hallerindeki murakabelerinde olan tecelli ile ölçmüş olsak da, aralarında çok fark vardır. Tecelli yönü ile beraberler ama, feyizler bakımından aralarında sayıya hesaba gelmeyecek kadar fark vardır. Çünkü, safiye makamı sahiplerinin ayık halleri de zat tecellisi, zat müşahedesidir.. Keza murakabe halleri de zat tecellisi, zat müşahedesidir. Ancak, murakabelerinde zuhur eden yokluğa : — Hayret yokluğu.. Tabir edilir. Bunun altında zuhur eden tecelliye ise : — Şimşek gibi çakan zatî tecelli.. Tabir edilir. Bu türlü tecelli de, safiye ehli makamı sahiplerinin murakabesine hastır; bunu da ehli olanlar bilirler. Terakki halinde hayret makamı zuhur eder; bu makamdan beyana ruhsat yolu yoktur. Bu manada, anlatılan mikdar yeterlidir.— Hal sözle bllinmez. Cümlesi, burada geçerlidir. Anlatılanların sözünü bilmek, bu yolda kârın en azıdır. Fırsat elde iken, bu yolda çalışıp gayret sarf etmek gerek. Anlatılan durumları, kendine meleke etmeye bak. Sonra pişmanlık fayda vermez. Bu dünya, imtihan dünyasıdır. Dünya adamlarına kanıp onların rengine boyanma. Gaflet uykusuna dalıp da, kendini cehennem ateşine atına. Zira, insan burada ne ederse, yarın öbür âlemde o ettiğim bulur. Ayarını halis et; zira potaya koyup eritirler, çürüğünü atarlar. Para gümüşü ol-ma, sırma gümüşü olmaya çalış. Gümüşlükte de kalmamaya çalış. Dünyada iken, altın olmaya gayret et. Mısır altını olma; İstanbul altını olmaya çalış. İstanbul altınlığında dahi kalma; yaldız altını olmaya gayret et. Fırsatı ganimet bilme; gün olur, seni de miheke vururlar; ayarına göre kıymet takdir ederler : — İşte ayarın budur. Derler. O vakit de, pişmanlık fayda vermez. Ah edip inlemek de seni kurtarmaz. Zira, yapılacak iş, dünyada yapılmalıdır. Gaflet uykusunda uyuduğun yeter. Gafil, uyan, sonra pişman olursun. linkleri görmeye yetkiniz yok lütfen buraya tıklayarak üye olunuz |
|||
|
02-04-2008, 11:41 AM
Mesaj: #2
|
|||
|
|||
|
Cvp: Miftahul Kulub{09-01-2008}
İniş ve çıkışlar insanların melekler seviyesine hatta meleklerdende üstün seviyeye çıkması yada daha aşağı bir seviyeye düşmesi.Dünya hayatında ikne yapılacaklar ve ahiretin tarlası olna dünya hayatında çalışma... Allah razı olsun abi ellerine sağlık..
![]()
|
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Miftahul Kulub{28-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 138 |
01-28-2008 02:08 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{27-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 122 |
01-28-2008 02:05 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{26-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 119 |
01-28-2008 02:02 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{25-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 87 |
01-25-2008 02:24 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{24-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 114 |
01-24-2008 02:15 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{23-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 76 |
01-24-2008 02:13 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{22-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 130 |
01-22-2008 06:03 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{21-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 98 |
01-22-2008 06:00 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{20-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 130 |
01-22-2008 05:57 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{19-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 112 |
01-22-2008 05:53 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|





![[Resim: imza1mf9.gif]](http://img214.imageshack.us/img214/8812/imza1mf9.gif)