Şuanki Zaman: 12-04-2008, 02:53 AM Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)
Özel Arama

Konu Bilgileri
Konu Başlığı
Miftahul Kulub{16-01-2008}
Konudaki Cevap Sayısı
0
Konuyu Açan Kişi
ihvan_56
Görüntülenme Sayısı
60
Cevapla 
 
Derecelendir
  • 1 Oylar - 1 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Miftahul Kulub{16-01-2008}
01-22-2008, 05:42 PM
Mesaj: #1
Miftahul Kulub{16-01-2008}
[mar]سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم[/mar]


Gelelim, mülhime sıfatından geçip mutmainne sıfatına bürünmenin Çaresine.
Bunun çaresi odur ki : Bu sıfat ile müttasıf olan kimseler, daima Allah'ın huzurunda olalar. Dalma gezip oturdukları yerde şöyle düşü-neler :
— Cenab-ı Hak, bana benden yakındır. Dedikten sonra :
«İhsan odur ki, Allah'ı görür gibi ibadet edesin; sen onu görme-sen de o seni görür.»
Hadis-i şerifindeki mana uyarınca, kendi kendine şöyle demelidir :
— Her nereye varsam, basiret sahibidir; beni görür. Her ne konuş-sam, semi sıfatının sahihidir; beni işitir. Onun için uzak yakın birdir. Sesli konuşmakla, kalbe gelen hatıra onun katında eşittir.
Böyle deyip dalma huzur ve hüşû içinde bulunmalıdır :
— Şu anda Allah'ın huzurundayım. Her nekadar ben Cenab-ı Al­lah'ı görmesem de, şu anda o beni görüyor; halime vâkıftır. Benim gör-meyişim, kendi benliğimdendır.
Böyle dedikten sonra, huzurla huşu ile kalbine bakmalı; Allah'ın huzurunda durmalıdır. Eğer bir yandan kendisine gaflet gelirse., he­men akimi başına toplayıp pişmauhkia tevbeye gelmeli; istiğfar etme­lidir. Sonra da, anlatıldığı gibi, Allah'ın huzurunda durmalıdır. Eğer kalbine dünyalıktan yana bir şey gelirse ve ona sevgi duyarsa., yine ak­lını başına toplamalı ve kendı kendine şöyle demelidir :
— Bu, Allah'ın bir mahlûkudur. Biz ise, yüce Hakkın yüzünü gör­meye talibiz. Gece gündüz : «Allahım, tüm gayem sensin; isteğim rızandır.»
Deriz. Bize yakışır mı ki, yaratan dururken, yaratılmışa sevgi bes­leyelim. Bu sözümüzde yalancı olmak bize yakışır mı?.
Cümle varlıklar, Cenab-ı Hakkın yaratması ile meydana gelmiştir. Onları sevmekten; Cenab-ı Hakka :
— Ben seni sevmiyorum.
Demek manası çıkar. Çünkü, sevmek, ortaklık kabul etmez; iki kar­puz bir koltuğa sığmaz. Onun için,, o şeyin sevgisini derhal kalbinden . çıkarmalı; zikri ile, tefekkürü ile meşgul olmalıdır. Sonra yine kalbine :
— Senin halin neye varır. Bu dünyanın ucu uzundur. Hastalık saf­lık bizim İçindir. Biraz sonunu düşünmek gerek. Bu gençlik gider, ihti­yar olursun O zaman da sana kimse itibar etmez. Köse basında dilen-cilik de sana yakışmaz. O vakit. pişmanlığın da sana faydası yoktur,
Dünya oldukça, her şey insana lâzımdır.
Şeklinde, kalbine yine bir taraftan hatıra gelirse., hemen cevabında şöyle demelidir :
— Cenab-ı Hak, benlm rızkımı ezelden takdir etmiştir. Yemenin, içmenin, giymenin üçü de ecel gibidir: hîç bir şekildi değişmez. Her gün için, insanın nasibi ne ise onu bulur. Sırf istemek, yorgunluktur. Düşün-mekle, çalışmakla fazla ve noksan olmaz. İş bir zihin yorgunluğundan ve kalbin kararmasından ibaret kalır.
Takdir-i Huda kuvvet-i bazu ile dönmez;
Bir şem'ayı ki, Mevlâ yaka, bir vechile sönmez..
Bu şiirin daha açık Türkçesi şöyledir :
Allah'ın takdir çarkı kol kuvveti ile dönmez;
Hakkın yaktığı mum, üflemekle sönmez.
Buna göre, ezelde ne takdır edilmiş ise, belli vakitleri geldiği zaman zuhur eder. Dünya için gam çekmek, ahmaklığın taa kendisidir. Her ış, olacağı gibi olur. Senin fikirlenmen, kederlenmen yorgunluktan ibarettir.
Böyle dedikten sonra; yine zikri ile, tefekkürü ile meşgul olmalıdır. Eğer yine bir hatıra zuhur ederse., ki edecek ve şöyle gelecektir :
— Durum öyle olduğuna göre, Cenab-ı Hak,, her şeyi ezelde takdir eyledi. Senin davranışın ve duruşun faydasızdır. Eğer bir şeyin gelmesi
takdır olunduysa, senden de o yönde bir hareket zuhur eder. Öyle olun­ca, cümle işini Hakka bırak. Hiç bir şeye karışma: tam manası ile tes­lim ol. Allah katında senin merteben ne ise, o senin işlerinden zuhur eder. Neden boşuna zahmet çekiyorsun?. Eğer kaderindeki sır şaki ise, said olmak muhaldir. said ise, şaki olmak muhaldir. Bunun için zah­metin boşunadır. Her işinde, tam manası ile teslim ol. Bu alem berzah­tır: bir seye karışma, istirahat et.
Böyle bir hatıra zuhur edince de, ona şu cevap verilir:
— Kul, kulluğunu yapmalı; zira bu dünya imtihan âlemidir. Ce­nab-ı Hak, kullarının halini ve mertebelerıni kendilerine bildirmek için dünyada cümle emirlerini ve yasaklarını kesin delillerle haber vermiş­tir. Razı olduğu şeyleri ve razı olmadığı şeyleri açıkladı. Bu dünyanın da, berzah âlemi ve imtihan âlemi olduğunu açıklayıp şöyle buyurdu :
— Ey kullarım, siz rızamı elde etme yoluna girin. Rızıklarınızı ben veririm? Bu hususta bana tevekkül edin. Sizin rızıklarınıza kefilim.
Bu manada, nice nice âyet-i kerimeler gelmiş ve vaad buyurmuştur. Böyle olunca, kul kulluğunu yapmalı. Kula düşen, efendisinin emrini ye­rine getirmektir. Bunun için, dalma onun rızasını gözetip emrini yerine getirmeye çalışıp gayret etmeli.. Onun efendisi dilerse azad eder, dilerse çırak der. Dilerse, kendisinin özel ve umumî işlerini ona teslim eder, bir şeye karışmaz. Dilerse, tedip ve azab eder. Kul, efendisinin kudret elin­dedir. Kulun, anlatılan işleri düşünmesi ahmaklıktır. Kula lâzım olan Mevlâsmın rızasıdır. Bu rıza, acaba ne ile elde edilir; onu düşünmelidir. Elbetteki Mevlâsının emrini yerine getirmek, yasaklarından da kaçınmak sureti ile olur. Yoksa emrine tutunmayıp yasaklarından da kaçın­mayın :
— Ben, tam manası ile teslim oldum..
Deyip fiillerinden, ahlâkından türlü habis işler zuhur edince de :
— Ne yapalım takdirde varmış; çaresi nedir?.
Diye türlü türlü büyük haltlar edip sonra da takdire bühtan at­makla bitmez. Cenab-ı Hakkın bir giinü vardır; o gün gelince, bu türlü bahaneler para etmez.
Dedikten sonra, yine zikri ile fikri ile meşgul olmalıdır.

linkleri görmeye yetkiniz yok lütfen buraya tıklayarak üye olunuz
Tüm Mesajlarını Bul
Alıntı Yaparak Cevapla
« Önceki | Sonraki »
Cevapla 


Benzeyen Konular
Konu: Yazar Cevaplar: Görüntüleyenler: Son Mesaj
  Miftahul Kulub{09-01-2008} ihvan_56 1 262 02-04-2008 11:41 AM
Son Mesaj: (**Mushab**)
  Miftahul Kulub{28-01-2008} ihvan_56 0 138 01-28-2008 02:08 PM
Son Mesaj: ihvan_56
  Miftahul Kulub{27-01-2008} ihvan_56 0 122 01-28-2008 02:05 PM
Son Mesaj: ihvan_56
  Miftahul Kulub{26-01-2008} ihvan_56 0 119 01-28-2008 02:02 PM
Son Mesaj: ihvan_56
  Miftahul Kulub{25-01-2008} ihvan_56 0 86 01-25-2008 02:24 PM
Son Mesaj: ihvan_56
  Miftahul Kulub{24-01-2008} ihvan_56 0 114 01-24-2008 02:15 PM
Son Mesaj: ihvan_56
  Miftahul Kulub{23-01-2008} ihvan_56 0 76 01-24-2008 02:13 PM
Son Mesaj: ihvan_56
  Miftahul Kulub{22-01-2008} ihvan_56 0 130 01-22-2008 06:03 PM
Son Mesaj: ihvan_56
  Miftahul Kulub{21-01-2008} ihvan_56 0 98 01-22-2008 06:00 PM
Son Mesaj: ihvan_56
  Miftahul Kulub{20-01-2008} ihvan_56 0 130 01-22-2008 05:57 PM
Son Mesaj: ihvan_56

Forum Atla:


 Quick Theme:


İletişim | irfanmeclisi | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafifleştirilmiş Sürüm | RSS Beslemesi
Forumlara hızlı giriş için tıklayın
|Allah C.C.|   | Kur'an-ı Kerim | | Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) |  | İslam Büyükleri Alimleri ve Eserleri | | Dini Bilgiler |
| İslamî Hayat ve Aile | | Resimler & Duvar kağıtları | | Ilahi & Ezgi Sozleri | Nükte,Hiciv,Fıkra ve Bulmacalar |
| Dini Filmler , vss. | | İlahiler & Ezgiler | | Cep Telefonları Ve Donanımları | | program download (program indir) |
| Gündemdeki Konular | | Dergi,Kitap ve Diğer Tanıtımlar.. | | İslam Tarihi | |  Peygamberler Tarihi | | Osmanlı Tarihi |

Google Pagerank CheckerTOPlist
Zirve100