Özel Arama
|
Miftahul Kulub{17-01-2008}
|
|
01-22-2008, 05:47 PM
Mesaj: #1
|
|||
|
|||
|
Miftahul Kulub{17-01-2008}
[mar]سْــــــــــــــــــــــمِ اﷲِارَّحْمَنِ ارَّحِيم[/mar]
İster dünyaya, ait olsun, ister âhirete ait olsun; bu türlü hatıralar zuhur ettiği zaman, o hatıraları bir kere şeriat terazisine vurup tartmalıdır. Eğer şeriata uygun gelirse, pek güzel.. Eğer şeriata uygun düşmez ise, anlatılanın zıddı ile cevap vermelidir. Yine kendi zikri ile fikri ile meşgul olmalıdır. Zira, bu mulnime sıfatının durumu acaiptir. Zira, bu durumda, hayvani ruhun hilesi pek çoktur. Daha önce de anlatıldığı gibi; hayvani ruh. akl-ı maaş, şeytan üçlüsü yek vücud olup suret-i haktan görünürler. Türlü türlü hilelerle sultanî ruhun yolunu keserler; onu düşürmek için çok gayret edip çalışırlar. Ama, burada gereken, daima ayık olmaktır. Her ne türlü bir hatıra zuhur ederse., anlatıldığı gibi onu şeriat terazisine vurmalı; cevabını da ona göre vermelidir. Hak yolcusu salik, anlatılan düzen içinde ve daima ayık olmalı. Bu Şekilde nefsi ile mücahede ederse., kısa zamanda Cenab-ı Hakkın yardımı gelir; mutmainne sıfatı ihsan olunur. Mutmainne sıfatı da, kendisine hal olur. Mutmainne sıfatının bir kimseye hal olmasının alâmetine gelince., onu da anlatalım. Bunun alâmeti olarak, başka kötü huylar, iyi huylara dönüşür. Bundan başka, kendisine tam bir tevekkül ihsan olunur. Bundan sonra, dünya cihetinden gelen işlerini, tamamen Cenab-ı Hakkın kudret eline bırakır; tam manası ile teslim olur. Daha sonra, kendisine bir zenginlik forması ihsan olunur ki : Kesin olarak gelecek için olumsuz bir ümide kapılmaz, geçmişin derdine de düşmez. Artık sabah olacak işi, akşamdan düşünmez : Gün, bugündür; saat, bu saattir.Deyip Hakkın verdiği ilâhî ihsana teşekkür etmeli ve kanaatkar olmalıdır. Bundan sonra, cümle cihan halkı biraraya gelip : — Yahu, bu senin ettiğin nasıl iştir?. Sonra pişman olursun. Deyip türlü türlü nasihat etseler; zerre kadar onun itikadına bozukluk gelmez. İşte, bir kimsede, anlatılan bu haller zuhur ederse., o kimsenin nefsi, mutmainne sıfatına büründüğüne delâlet eder. Ey Cenab-ı Hakkın yüzünü görmeye talib olan, burada biraz nasihat edeceğim. Aklını başına toplayıp güzelce dinle ve düşün. Levvame sıfatında, mulhime sıfatında bulunan kimselere; mürşid himmeti, kendilerinin çalışıp gayret etmeleri, Cenab-ı Hakkın ihsan ve inayeti ile nur tecellisi, nur müşahedesi gibi zuhurat olabilir. Nur tecellisi, sıfatların müşahedesi gibi zuhurat da olabilir. Bazan da; sıfatların tecellisi, zatın müşahedesi zuhur eder. Teveccühünde, Resulüllah efendimizle görüşüp konuşabilir; Allah ona salât ve selâm eylesin. Murakabede dahi, tecelli halinde durumu tesbit edilip anlatılmayan ilâhî hitab da zuhur edebilir. İste, anlatıldığı gibi şeyler zuhur ettiği zaman, sakın ha sakın: onlara bel bağlamayasın. Her ne çeşit ilâhî tecelli zuhur ederse etsin: ne kadar ilâhî iltifat gelirse gelsin, onlara bakıp kendi kendine : — İyice adam oldum.. Deyip kendini öyle sanmayasın. Zira, bu makam, cümle ehlüllahın : — Aman ya Rabbi, sana sığınırız.. Dedikleri makamdır. Allah bizleri de sizleri de korusun. Zira, buradan düşen, emmare makamına kadar gider. Tarikattan tard edilip son nefesini imansız vermesinden çok korkulur. Sebebine gelince: Levvame sıfatında, mulhime sıfatında hayvani ruh; fiillerinden ve huylarından tamamen geçip sultanî ruha bütün bütün tam manası ile teslim olmamıştır. Ancak, sultanî ruh ağır bastığı için, cümle fillerini, huylarını sultanî ruhun görüşüne bırakmıştır. Kendisi de, zikir kılıcının şiddetli ateşinden ötürü, vücud ikliminin bir yerine gizlenip kalmış olup orada bir şeye karışmaz. Bundan dolayı da, sultanî ruh, vücud iklimini tasarrufu altına, almıştır. Anlatılan tecellilerin zuhur etmesi, ilâhî ihsanlara zuhur yeri olmaları bu yüzdendir; o haller, salike meleke olmamıştır.Eğer bu ihsanlara aldanıp anlatılan çareleri boşlar da istirahata çe-kilirse.. o vakit, hayvanî ruh fırsat bulup aki-ı maaş ve şeytan ile danışma meclisi kurup bir taraftan sultanî ruhun önüne çıkar, türlü türlü hilelerle ayağını kaydırır. Hükümet tahtından da düşürür. Onun yerine de hayvanî ruh oturur. O zaman da durum, Hak yolcusu salikin kaderine ve tecellisine bağlı bir keyfiyet alır. Eğer sultanî ruh, bu hali görüp şiddetli korkuya kapılır ve hayvanî ruha teslim olursa, emmare hali zuhur eder; Allah korusun. Bu durumda, sultanî ruh, nefsin esiri olur; insanlık sıfatı da tamamen kendisinden gider. Ve.. hayvanlık sıfatına girer. Böyle bir duruma düşmekten Allah'a sığınırız. Böyle bir duruma geldiği zaman da tarikat-ı aliyyeyi tamamen inkâr eder, tarikattan ko- vulur. Eğer bu hali görüp kendinde bir şecaat zuhur ederse, hayvanî ruha teslim olmaz. Yine mücahedeye ve muharebeye başlar. Bundan sonra, levvame bahsinde anlatıldığı gibi tevbekâr olup istiğfar ederek nefsini ayıplamaya başlarsa., o zaman levvame halleri zuhur eder. Anlatılan çarelere muhtaç olur; yeni baştan anlatılan kötü huylarını değiştirmek gerekir. Bundan sonra, yine hayvanî ruha üstün gelir; bir el vurması ile, hükümet tahtım onun elinden alır. Yine vücud ikliminde hüküm sürmeye başlar. Anlatılan ihsanlara da yeniden zuhur yeri olur. Mademki durum anlatıldığı gibidir; bu işler başa gelmeden çaresine bakmak gerekir. Zira, daha önce de anlatıldığı gibi, bu yer, çok korkulu yerdir; hayvanî ruhun burada hilesi çoktur. Bunun sebep ve hikmetine gelince havvanî ruh, sultanî ruha bütün bütün teslim olup tüm, fiillerinden ve huylarından geçip sultanî ruha fiillerinde ve huylarında kendi isteği ile razı ve teslim olmamıştır. Ancak, sultani ruhun ağır basmasında , zikrin şiddetinden, teveccüh ve murakabenin feyiz nurundan çok sıkılmış çaresiz kalmıştır. Bu yüzden de, ister istemez cümle işlerini ve huylarım sultanî ruhun görüşüne bırakmış, vücud ikliminde bir yere gizlenmiştir; hiç bir şeye de karışmaz. Bununla beraber, anlatılan kötü fiilleri ve huyları zerre kadar değişmemiştir. Bundan dolayı da, vücud ülkesinde güzel huyların yürürlükte olmasına hiç bir şekilde razı değildir. Ama çaresiz ve kimsesiz kaldığı için, anlatıldığı gibi bir yere gizlenmiştir; daima sultanî ruhun bir açığını yakalamaya bakar. Bu sebeptendir ki ; Bu sıfata bürünenler, kendilerine kalb itminanı gelip bir türlü işlerini Hakka bırakamazlar. Daima tereddüd içindedirler; renk ten renge girerler. linkleri görmeye yetkiniz yok lütfen buraya tıklayarak üye olunuz |
|||
|
|
| Benzeyen Konular | |||||
| Konu: | Yazar | Cevaplar: | Görüntüleyenler: | Son Mesaj | |
| Miftahul Kulub{09-01-2008} | ihvan_56 | 1 | 262 |
02-04-2008 11:41 AM Son Mesaj: (**Mushab**) |
|
| Miftahul Kulub{28-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 138 |
01-28-2008 02:08 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{27-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 122 |
01-28-2008 02:05 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{26-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 119 |
01-28-2008 02:02 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{25-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 86 |
01-25-2008 02:24 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{24-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 114 |
01-24-2008 02:15 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{23-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 76 |
01-24-2008 02:13 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{22-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 130 |
01-22-2008 06:03 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{21-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 98 |
01-22-2008 06:00 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|
| Miftahul Kulub{20-01-2008} | ihvan_56 | 0 | 130 |
01-22-2008 05:57 PM Son Mesaj: ihvan_56 |
|




