Şuanki Zaman: 11-21-2008, 02:50 PM Hoşgeldin Misafir ! (GirişÜye Olun)
Özel Arama

Konu Kapalı 
 
Derecelendir
  • 2 Oylar - 4 Yüzde
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
selam arkadaÅŸlar
10-25-2007, 09:24 AM
Mesaj: #1
selam arkadaÅŸlar
kusura bakmazsanız bir sorum olacak

Mahmut Efendi Hazretleri kimdir? kimlerdendir?

Googlede arattım çok değişik şeyler çıktı.
Tüm Mesajlarını Bul
10-25-2007, 09:54 AM
Mesaj: #2
Ynt: selam arkadaÅŸlar
Ve Aleyküm Selam kardeşim

Öcelikle hoşgeldiniz, hayırlı olsun üyeliğiniz inşAllah, Daha sonrada sormuş olduğunuz soru geçelim,

Belki biraz uzun olacak ama hayatı ve kim olduğu hakkında ufak bilgi sahibi olacaksınızdır, zira onu ve onun gibi Allah (c.c.) dostlarını anlatmaya ne satırlar nede cümlelerimiz yeterli kalır... Buyrun inşAllah...



Mahmud Efendi K.S. Hazretleri
Hatay Hikayesi Ve Eserleri Hakkında Bilgiler İnşaAllah



İstikamet Anlayışı




Nakşibendiyyenin özünde "istikamet" vardır. İstikamette Kuranı Kerim ve Sünnete ittiba ile olur. Bir has talebesinin Mahmud Efendiden naklettiği şu ifadeler Onun istikamet anlayışının ibtina ettiği çerçeveyi gözler önüne sermektedir: "Bu Mahmud, Rabbimin izni ile ömründe Kurandan başka bir şeyle uğraşmamıştır."; "Gayr-ı müekked bir nafile olan "ikindinin sünneti fevt olacağına Mahmud ölsün daha iyidir."


Nakşibendiyye Meşayıhı gerek müekked gerekse de gayr-ı müekked olsun, Sünnetin hiçbir çeşidinin terkine rıza göstermemiştir. Onlar, zor zamanlarda Sünnetin ihyası adına fedakar duruşlar sergilemişlerdir. İslamı çağrıştıran giyim tarzının yasaklandığı dönemlerde Ali Haydar Efendi, önemli bir sünnet olan sarığı başından indirmemiş, Mahmud Efendiye de bu yönde telkin ve ikazda bulunmuştur. Bir defasında Mahmud Efendi Şeyhinin yanına sarıksız girince şu ifadelere muhatap olmuştur: "Oğlum Mahmud! Bir daha yanıma sarıksız gelirsen seni kovarım." Mahmud Efendi Allah Resulüne ittibayı o derece içselleştirmiştir ki Şeyhinin sarık noktasındaki sert ikazını her hatırlayışında içinin sürurla dolduğunu bildirmektedir: "Efendi Babamın sözü bana öyle tatlı gelmişti ki, onun lezzet ve tadını bugün bile hissediyorum."




Tasavvufi Anlayışı





Nakşibendiyye/Halidiyyede şeyh merkezli bir yapılanma vardır. Şeyhin halifeleri bulundukları bölgelerde irşat faaliyetlerini yürütürler. Şeyh ve halifeleri cemaatlerde olduğu gibi hiyerarşik bir yapılanmadan uzak dururlar.Halidi Şeyhler müritlerinin siyasi, içtimai ve iktisadi meselelerini programlama ya da geliştirme yerine, onlara işlerini İslama göre ayarlayabilmeleri için nasıl bir duruş belirlemeleri gerektiğini göstermişlerdir. İçtimai hayatın kurum ve kuruluşlarını değil o kurumların başlarındaki insanların kalplerini önemsemişlerdir. Dağınık gibi görünen bu yapılanma hayatın içine girmeden hayatı idare etmeyi hedeflediğinden cemaat yapılanmalarından daha kalıcı etkiler bırakmıştır.Tarikatı, cemaatlerde olduğu gibi organize bir yapıya dönüştürüp hizmeti daha etkin hale getirmeyi hedefleyen tekkeler ise zamanla dağılmışlardır.Mahmud Efendi Nakşibendiyye/Halidiyyedeki klasik yapılanmayı olduğu gibi korumuştur. Modern Dünya içerisinde İslam Medeniyetinin tüm renklerini koruyan bir cemaat oluşturması klasik yapılanmanın etkinliğini gözler önüne sermesi açısından önemlidir. Ali Haydar Efendi gibi Mahmud Efendi de müritlerinin ticari ortaklıklarına sıcak bakmamıştır. Ona göre tarikat ekonomik bir topluluk değil bütün toplulukları idare eden irfani bir oluşumdur.




KiÅŸiliÄŸi




Bir insanın kişiliği çevresindeki şahısların gözlemlerinde saklıdır. Mahmud Efendinin kişiliği ile alakalı en doğru tespitler de yıllardır Onunla birlikte olan çevrenin gözlemlerinden hareketle yapılabilir. Yıllarını Onunla paylaşanlar kişiliği ile alakalı şunları söylemektedirler: "Bir Sünnetin ifası için bütün dünyasını verir. Onda kibir, gurur gibi kötü hasletleri hiç görmedik. Şöhreti afet olarak telakki eder. Konuşurken ifadelerinin herkes tarafından anlaşılmasına özen gösterir. Emanet, doğruluk, vefa gibi insani ve İslami mefhumlar Onda etle-tırnak gibidir. İkramda bulunmayı sever, sağlığı yerinde olduğu zamanlarda evinde ağırladığı misafirlerin hizmetlerini bizzat kendisi yapmıştır."


Hocaefendinin etrafında yer alanlar Onun adeta bir edep ve ahlak kitabı olduğunu söylemektedirler. En yakınında yer alan bir talebesi Onun edep ve ahlak anlayışını örneklendirirken şunları söylemektedir: "Edirnekapıda medfun olan Ali Haydar Efendiyi bir ziyaretinde şöyle buyurmuştur: Şayet sarığımı İsmail Efendi Camiinde unutsaydım onu almak için geri döner, yine de Efendi Babamın huzuruna sarıksız çıkmazdım., Hocamız, Ali Haydar Efendinin kabrini ziyaret ettikten sonra evinde üç-beş dakika dinlenir sonra Mustafa İsmet Efendinin kabrini ziyaret ederdi. Kendisine niçin Edirnekapıdan dönerken uğramadığı sorulduğunda şöyle demiştir: Geçerken uğramış olmayayım diye böyle yaptım."Hocaefendi, devlet malını şahsı adına kullanmamaya aşırı özen gösterir. Sağlığı bozulana kadar her yıl Ramazan ayının son on gününde itikafa girerdi. Ramazan kış aylarına dönünce geceleri cami çok soğuk oldu. Hocaefendi ısınmak için camideki elektriği kullanma yerine evinden camiye kablo çektirdi."




"Hayatının ilk yıllarından itibaren kul hakkını ihlal etmeme noktasında son derece titiz davranmıştır. Bu noktada bir asker arkadaşı şunları nakletmektedir: Mahmud Efendi istirahat saatinde öncelikli olarak mescide giderdi. Abdest, namaz derken genellikle yemek ictimalarına yetişemezdi. Geç kaldığı günler ona yemek ayırırdım. Yemeği alınca sorardı, bu bizim bölüğün karavanasından mıdır? Hayır deyince başka bölüğün istihkakı bana helal olmaz der, yemeği yemez, aç beklerdi. "Emanete sadakati çok önemserdi. Tekirdağa emr-i bil marufa gitmiştik. Seyahat esnasında yanımızda *****ürdüğümüz ne valeleri kullanıyorduk. Tencere, tabak türü gereçlerde almıştık. Ne ki bardak almayı unutmuştuk. Su içmek için bardak lazım oldu. Vaaz ettiğimiz caminin imamından bardak istedik. Sağ olsun getirdi. Hizmet bitti, geri dönüyoruz. İstanbul sınırları içerisine girdik. Mahmud Efendi: "Bardağı hocaefendiye verdiniz mi?" diye sordu. Kimse de ses yok. Tahkikat neticesinde öğrendik ki bardak arabada unutulmuş. Hocaefendi şoför arkadaşa "hemen dönüyorsun, Tekirdağa gidiyoruz" dedi. Evlerimize girmeden gittik. Bardağı verdik, sonra İstanbula döndük."



"Hocaefendinin Kuran-ı Kerime karşı hem fart-ı muhabbeti hem de muazzam bir hürmeti vardır. Rahatsız olduğu dönemlerde konuşmaktan ve oturmaktan aciz olur. Fakat bu durumlarda dahi her gün Kuran-ı Kerimden ezbere bir cüz okur, cüzü okurken ise yerde diz üstü oturur."

Şöhreti afet olarak gören ve bu yüzden medya kuruluşlarına fotoğraf ve demeç vermeye sıcak bakmayan bu Halidi Şeyhin tasavvuf disiplini bağlamında düşünüldüğünde keramet olarak değerlendirilecek çok sayıda söz ve ameli var. Fakat kendisinin Bahauddin Nakşibendten naklen söylediği "en büyük keramet Hz. Resulullahın sünnetine tabi olmaktır." ifadesine saygı gösterip -en azından hayatta iken- kerametlerini yazmayı uygun görmedik.



Bunlarda kafi gelmezse daha da çok yardımcı olmaya çalışırız can...
Tüm Mesajlarını Bul
10-27-2007, 01:31 AM
Mesaj: #3
Ynt: selam arkadaÅŸlar
ve aleyna aleyküm selam hosgeldiniz
Tüm Mesajlarını Bul
10-27-2007, 08:28 AM
Mesaj: #4
selam arkadaÅŸlar
yani kısaca Nakşimendinin ileri gelenlerinden.
Tüm Mesajlarını Bul
10-27-2007, 12:08 PM
Mesaj: #5
Ynt: selam arkadaÅŸlar
[size=12pt]ve aleykum selam öncelikle hoş geldin abi.
Evet abim dediÄŸin gibi NakÅŸibend...

Zeynep seninde ellerine saÄŸlık Allah razı olsun.Ama sadece kim olduÄŸunu kimlerden olduÄŸunu burda yazıp diÄŸer bilgileri gerekli bölümünde yazsaydın herkes faydalanabilir  Smile Eee herkes nerden bilsin bu konu tanışma bölümünde geçiyor ;D Sen en iyisi bunu ait olan bölümdede yaz yada bu konuyu oraya taşı emii Smile
[/size]

[Resim: burcu8nj.png]
Tüm Mesajlarını Bul
10-28-2007, 04:03 PM
Mesaj: #6
Ynt: selam arkadaÅŸlar
[center][size=12pt]ve aleyklüm selam..

kardeÅŸ daha detaylı tanıyabilmeniz için bu linkleri okuya bilirsiniz.. sorunuz hoÅŸuma gitti..  illaki var bi hikmet bu soruda..Allah-ü Âlem..

sizden ricam linkleri okuduktan sonra bildirmenizdir..ki resimleri kaldırayım..saygılar..


linkleri görmeye yetkiniz yok lütfen buraya tıklayarak üye olunuz

linkleri görmeye yetkiniz yok lütfen buraya tıklayarak üye olunuz

linkleri görmeye yetkiniz yok lütfen buraya tıklayarak üye olunuz
[/size][/center]
Tüm Mesajlarını Bul
11-01-2007, 04:53 PM
Mesaj: #7
Ynt: selam arkadaÅŸlar
Boşuna uğraşmayın onu anlatmaya ne kalem nede sayfalar yetmezSmile
Tüm Mesajlarını Bul
11-15-2007, 03:09 PM
Mesaj: #8
Ynt: selam arkadaÅŸlar
ALLAH RAZI OLSUN ELLERİNE VE EMEĞİNE SAÄžLIK      TÅžKÜRLER...
[Resim: 883d300c9b7b946fe0e3ed8ad0d582d4.jpg]
Tüm Mesajlarını Bul
Konu Kapalı 


Forum Atla:


 Quick Theme:


İletişim | irfanmeclisi | Yukarıya dön | İçeriğe Dön | Hafifleştirilmiş Sürüm | RSS Beslemesi
Forumlara hızlı giriş için tıklayın
|Allah C.C.|   | Kur'an-ı Kerim | | Sevgili Peygamberimiz (s.a.v) |  | İslam Büyükleri Alimleri ve Eserleri | | Dini Bilgiler |
| İslamî Hayat ve Aile | | Resimler & Duvar kağıtları | | Ilahi & Ezgi Sozleri | Nükte,Hiciv,Fıkra ve Bulmacalar |
| Dini Filmler , vss. | | İlahiler & Ezgiler | | Cep Telefonları Ve Donanımları | | program download (program indir) |
| Gündemdeki Konular | | Dergi,Kitap ve DiÄŸer Tanıtımlar.. | | İslam Tarihi | |  Peygamberler Tarihi | | Osmanlı Tarihi |

Google Pagerank CheckerTOPlist
Zirve100